DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
Gönülleri ısıtan davet: Yamaç paraşütçüsü işçilerin çay davetine kayıtsız kalmadı (Fotoğraflı) Fevzi Demircan MERSİN (İHA) – Mersin’de fidan dikimi yapan orman işçileri, yemek molası sırasında uçuş yapan yamaç paraşütçüsüne seslenerek çaya davet etti. Daveti karşılıksız bırakmayan paraşütçü iniş yaparak işçilerin yanına giderken ortaya çıkan samimi ve gülümseten anlar cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı. Olay, Silifke ilçesine bağlı Yeşilovacık Işıklı mevkiinde meydana geldi. Ormanda fidan dikimi yapan işçiler, yemek molasında oldukları sırada üzerlerinden uçuş yapan yamaç paraşütçüsünü fark etti. Paraşütçünün kendilerine yakın mesafeden geçtiğini gören işçiler, seslenerek ‘gel çay içelim’ diyerek davette bulundu. Yapılan davete kayıtsız kalmayan yamaç paraşütçüsü Osman Doğan, işçilere havadan seslenerek ‘geliyorum’ diye yanıt verdi. Uygun bir noktaya iniş yapan Doğan, orman işçilerinin yanına giderek çay içti. Yaşanan bu samimi anlar, orman işçilerinin cep telefonu kamerasıyla kaydedilirken, görüntüler izleyenleri gülümsetti. “Gel çay içelim diye seslendiler, ben de geliyorum dedim” Helix Paragliding Spor Kulübü yamaç paraşütçüsü Osman Doğan, uçuşun son bölümünde iniş planlaması yaptığı sırada aşağıda orman işçilerinin yemek molasında olduğunu ifade etti. Doğan, “Tam inişi planlarken aşağıdan bir seslenme oldu. ‘Gel çay içelim’ diye bağırdılar. Aslında yönüm orası değildi ama böyle bir daveti geri çevirmek istemedim. Havadan ‘geliyorum’ diye seslendim ve bulundukları bölgeye indim” diye konuştu. İndikten sonra oldukça sıcak bir ortamla karşılaştığını ifade eden Doğan, “Çok hoşgörülü insanlardı. Hava da oldukça soğuktu, çay gerçekten çok iyi geldi. Bir süre sonra kulübümüzden başka arkadaşlarımız da yanımıza geldi. Hep birlikte çay içtik, ardından onlar işlerine devam etti” ifadelerini kullandı. “Bu sporu tanıtmak istiyoruz” Yaşanan durumun kendisi için de sürpriz olduğunu belirten Doğan, “Genelde indiğimiz yerlerde çocuklar daha çok ilgi gösterir ama bu kez çok samimi bir davet vardı. Yüksekte olmama rağmen seslerini bana duyurmayı başardılar. Yamaç paraşütü ülkemizde henüz çok yaygın bir spor değil. İnsanlar merak ediyor” dedi. Türkiye’nin farklı bölgelerinde de benzer güzel yaklaşımlarla karşılaştıklarını dile getiren Doğan, “Bazen hava şartları nedeniyle planlanmamış yerlere inmek zorunda kalıyoruz. İnsanlar bizi araçlarıyla alıyor, evlerine davet ediyor ya da ekip arkadaşlarımız gelene kadar misafir ediyor. Ülkemizin her yerinde büyük bir saygı ve hoşgörü görüyoruz. Bu konuda herkese teşekkür ediyoruz” diyerek bilgi verdi.
reklam

Emekli öğretmen evini sanat atölyesine çevirdi

Yayınlanma Tarihi : Google News
Emekli öğretmen evini sanat atölyesine çevirdi

Osmaniye’de emekli öğretmen Fahriye Seyhanlı, atölyeye çevirdiği evinin mutfağında hayvan kemikleri, deniz kabukları, ağaç kökleri ve cam şişeler gibi atıkları işleyerek sanat eserine dönüştürüyor.

Esenevler Mahallesi’nde yaşayan emekli öğretmen Fahriye Seyhanlı, zamanını atölyeye çevirdiği evinin mutfağında atıklardan pano yaparak değerlendiriyor.1959 yılında başladığı sınıf öğretmenliği görevinden 1987 yılında emekli olan Seyhanlı, hayvan kemikleri, deniz kabukları, ağaç kökleri ve cam şişeler gibi atıkları işleyerek hem zamanını değerlendiriyor, hem de 10 yıl önce yakalandığı parkinson hastalığının dayanılmaz etkilerini azaltarak yaşamını idame ettiriyor. Çalışmaları hakkında bilgi veren emekli öğretmen Fahriye Seyhanlı, “Parkinson hastalığı, tansiyon, şeker bu hastalıklarla boğuşurken tabi gezmeye gidemiyorum sosyal bir faaliyet gösteremiyorum. Ben ne yaparım diye düşünüyordum dikişten, örgüden anlamıyordum arkadaşlarıma yelek başlatırdım atkı, çantalar bunları yavaş yavaş çoğaltmaya başladım eşe, dosta, akrabaya hediye ettim. Yazlıktaki evimizde sahilde gezerken taşların güzelliği çok hoşuma gitti. Orada bulduğum deniz kabuklarını boyamaya başladım. Onlardan çiçek böyle insan figürleri, hayvan figürleri yapmaya başladım, kabaklar boyadım. İnsan bu işleri yaparken hastalığını düşünmüyor, derdini düşünmüyor, hangi figürü yapsam, hangi motifi yapsam hadi spor yapıyorum diyorum, eğiliyorum, kalkıyorum. O harcadığım emek, yani dinlenmek bile istemiyorum eve geldiğimde. Onları değerlendirmek için çırpınıyorum ve geri dönüşüme katkı sağlıyorum ” diye konuştu. Boş zamanlarını, mutfakta atıklardan pano yaparak geçirdiğini belirten Seyhanlı,en büyük hayalinin ise yaptığı eşyaları satarak elde ettiği gelirle maddi durumu iyi olmayan öğrencilere burs vermek istediğini söyledi. (İHA)

reklam