
Mersin’in Anamur ilçesinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne içme ve kullanma suyu temini amacıyla Dragon Çayı üzerinde inşa edilen Alaköprü Barajı, bölgenin fiziki yapısını değiştirirken, geçmişte burada yaşamış yerleşimlerin izlerini de baraj gölü sularının altına taşıdı.
‘Asrın Projesi’ olarak nitelendirilen çalışma kapsamında tahliye edilen Akine Köyü, barajın su tutmaya başlamasıyla tamamen sular altında kaldı. Bir zamanlar evleri, sokakları, tarım alanları ve ibadet mekanlarıyla canlı bir yaşamın sürdüğü köyden bugün geriye, baraj gölünün ortasında sessizce yükselen Akine Köyü Camiinin minaresi kaldı.
Son yağışların ardından baraj gölünde su seviyesinin yükselmesiyle birlikte köye ait evler ve diğer yapılar tamamen görünmez hale gelirken, Akine Köyü Camiinin minaresi suların ortasında dimdik ayakta kalmayı sürdürüyor. Caminin müştemilatı tamamen su altında kalırken, minare, geçmişin sessiz bir tanığı gibi su yüzeyinde yükseliyor.
Mevsimsel su seviyesi değişimlerine bağlı olarak farklı görünümler sunan minare, yöre halkı tarafından ‘sessizliğin sembolü’ olarak adlandırılırken, zamanla Anamur’un simgeleri arasına girdi.

Manevi hafızayı yaşatan görüntü
Baraj sahasını ziyaret eden vatandaşlar, sular altında kalan cami ve minareyi gördüklerinde geçmişte bu topraklarda yaşanan hayatı hatırladıklarını ifade ediyor. Bölge sakinleri ve din görevlileri, minarenin mahzun duruşunun Akine Köyünün manevi hafızasını canlı tuttuğunu dile getiriyor.
Anamur İlçe Müftülüğünden Diyanet TV Koordinatörü Ahmet Tokdemir, yaz aylarında su seviyesinin düştüğü dönemlerde Akine Köyüne ait evler, sokaklar ve caminin yeniden görünür hale geldiğini, şu an ise su seviyesinin yükselmesiyle yerleşimin tamamen sular altında kaldığını belirtti. Tokdemir, baraj gölünde yükselen minarenin, geçmişin izlerini bugünün doğal manzarasıyla buluşturarak Anamur’un dikkat çeken noktalarından biri olmayı sürdürdüğünü söyledi.

“İnancın en somut tanıklarından biri”
Vatandaşlardan Aziz Nasib ise sular altında kalan Akine Köyü Camiinin minaresinin, köyün inanç hayatının en somut tanıklarından biri olduğunu belirtti. Camii tamamen su altında olmasına rağmen minarenin ayakta kalmasının manevi hafızanın hala canlı olduğunu gösterdiğini ifade eden Nasib, ortaya çıkan manzaranın hem hüzün verici hem de düşündürücü olduğunu dile getirdi.
Alaköprü Barajının KKTC’ye içme suyu sağlayan stratejik bir proje olduğuna dikkat çeken Nasib, minarenin büyük projelerin insan ve maneviyat boyutunun unutulmaması gerektiğini hatırlattığını vurguladı.

Manevi ve tarihi miras bir arada
Baraj sahasında dikkat çeken bir diğer tarihi değer ise Alaköprü oldu. 14’üncü yüzyılda Karamanoğulları tarafından Dragon Çayı üzerinde inşa edilen ve halen kullanılabilir durumda olan köprü, Anamur’un köklü geçmişini günümüze taşıyan önemli mimari eserler arasında yer alıyor.
Dragon Çayının yemyeşil doğasıyla bütünleşen tarihi köprü ve baraj gölünde yükselen minare, Anamur’da geçmişle bugünü aynı karede buluşturan nadir manzaralar arasında bulunuyor.
Bugün sular altında kalan Akine Köyü Camiinin minaresi; fotoğraf sanatçıları, doğa ve tarih meraklılarının ilgisini çekmeye devam ederken, Anamur’un hafızasında derin izler bırakan manevi bir simge olarak varlığını sürdürüyor.


