Gazze’de uzun süredir devam eden saldırılar, abluka ve temel insani ihtiyaçlara erişimin engellenmesi nedeniyle milyonlarca insanın açlık, susuzluk ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldığını ifade eden Yıldız, dünyanın farklı ülkelerinden gönüllülerin insani yardım ulaştırmak ve yaşanan trajediye dikkat çekmek amacıyla çeşitli girişimlerde bulunduğunu söyledi.

GLOBAL SUMUD KARA KONVOYU’NUN AMACI İNSANİ YARDIM ULAŞTIRMAK

Bu kapsamda oluşturulan Global Sumud Kara Konvoyu’nun tamamen insani amaçlarla hareket ettiğini vurgulayan Yıldız, konvoyun herhangi bir siyasi ya da askeri hedef taşımadığını belirtti. Konvoyun amacının Gazze’deki sivillere ulaştırılmak üzere hazırlanan gıda, sağlık ve barınma malzemelerinin bölgeye sevk edilmesine katkı sağlamak ve uluslararası kamuoyunun dikkatini insani krize çekmek olduğunu kaydetti.

GÖZALTINA ALINAN AKTİVİSTLERE İLİŞKİN ENDİŞELER

Açıklamada, konvoyun Libya’nın doğusunda çeşitli engellemelerle karşılaştığı belirtilirken, güvenli geçiş konusunda görüşmeler yapmak üzere bölgede bulunan farklı ülkelerden aktivistlerin gözaltına alınmasının endişe verici olduğu ifade edildi. Edinilen bilgilere göre gözaltındaki aktivistlerin dış dünyayla iletişimlerinin büyük ölçüde sınırlandırıldığı ve hukuki süreçlere ilişkin ciddi belirsizliklerin bulunduğu aktarıldı.

Aralarında Avrupa, Amerika ve Kuzey Afrika ülkelerinden katılımcıların da bulunduğu aktivistlerin günlerdir özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını belirten Yıldız, avukatlar ve yakınlarından gelen bilgilerin gözaltı koşullarının sağlık ve insan hakları açısından kaygı verici boyutlara ulaştığını gösterdiğini söyledi.

GÖZALTI KOŞULLARINA İLİŞKİN ENDİŞELER

Bazı aktivistlerin maruz kaldıkları uygulamalara tepki olarak açlık grevine başladıklarının ifade edildiği açıklamada, uzayan gözaltı süreci ve sağlık koşullarına ilişkin endişelerin durumun hassasiyetini artırdığı vurgulandı. Sağlık hizmetlerine erişim, düzenli tıbbi kontrollerin sağlanması ve insani koşulların korunmasının uluslararası standartlar açısından büyük önem taşıdığı belirtildi.

PSİKOLOJİK BASKI VE BELİRSİZLİK İDDİALARI

Yıldız, aktivistlerin dış dünyadan izole edilmeleri, serbest bırakılacaklarına ilişkin çelişkili bilgilerin verilmesi ve sürece dair net bir bilgilendirme yapılmamasının psikolojik baskı ve belirsizlik ortamını derinleştirdiğini ifade etti. Bu durumun hem aktivistlerin ailelerini hem de süreci yakından takip eden uluslararası kuruluşları kaygılandırdığı belirtildi.

ULUSLARARASI ÇAĞRI VE HUKUKİ SÜREÇ VURGUSU

Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla hareket eden sivil gönüllülerin sorgulanma biçimi ve karşı karşıya kaldıkları muameleye ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgilerin dikkatle incelenmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, tamamen sivil nitelikteki insani yardım çalışmalarının kriminalize edilmesinin uluslararası insancıl hukuk açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu kaydetti.

“Mesele yalnızca gözaltındaki aktivistlerin özgürlüğü değildir” diyen Yıldız, konunun aynı zamanda insani yardım hakkının, sivil dayanışmanın ve temel insan haklarının korunup korunamayacağı meselesi olduğunu ifade etti.

Memur-Sen Mersin İl Temsilciliği olarak başta ilgili ülkelerin hükümetleri olmak üzere Birleşmiş Milletler, uluslararası insan hakları kuruluşları, diplomatik temsilcilikler ve sivil toplum örgütlerini sürece daha etkin şekilde müdahil olmaya davet ettiklerini belirten Yıldız, gözaltında tutulan aktivistlerin sağlık ve güvenliklerinin güvence altına alınması, aileleri ve avukatlarıyla düzenli görüşme imkânı sağlanması, hukuki süreçlerin şeffaf biçimde yürütülmesi ve en kısa sürede özgürlüklerine kavuşmalarının uluslararası hukukun gereği olduğunu söyledi.

Açıklamada ayrıca el konulduğu belirtilen kişisel eşyalar, seyahat belgeleri ve insani yardım malzemelerinin akıbeti konusunda kamuoyuna açık ve net bilgilendirme yapılması çağrısında bulunuldu.

Yıldız, insan onurunu, adaleti ve mazlumların yanında durmayı esas alan tüm kesimleri duyarlılık göstermeye ve hukuki-diplomatik girişimleri desteklemeye davet ederek, “Gazze’deki siviller için yola çıkan ve bugün özgürlüklerinden mahrum bırakılan aktivistlerin durumunu yakından takip etmeye devam edeceğiz. Hukuk, insan hakları ve vicdan temelinde yürütülecek her türlü girişimin destekçisi olacağız” ifadelerini kullandı