Mersin’in Anamur ilçesine bağlı Kızılaliler Mahallesi halkı, köylerine ait topraklarda ve çevresindeki ormanlık alanda açılması planlanan boksit madeni ile mermer ocağına karşı mücadele başlattı. Köy meydanında yapılan basın açıklamasına; Anamur - Bozyazı Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, Ovabaşı Köyü Muhtarı Gani İmdat, Belediye Meclis üyesi Ali İlhan Ayhan, MERÇED ve Eğitim-Sen üyesi Şeref Koz ile siyasi partilerin temsilcileri katıldı. Toplantıda söz alan Anamur - Bozyazı Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, açılması planlanan maden ve mermer ocağının faaliyete geçmesi halinde, Anamur halkının temel geçim kaynağı olan zirai üretime, arıcılığa, hayvancılığa ve su kaynakları ile ormanlara verilecek zararların telafisi olmadığını; yaklaşık 1600 Hektarlık çok geniş bir alanda yürütülmesi planlanan vahşi madencilik faaliyetlerine karşı Kızılaliler Köyü halkı tarafından başlatılacak hukuki ve demokratik mücadeleye destek vereceklerini söyledi.
“TEK BİR DAMLA SUYU KAYBETME LÜKSÜMÜZ YOK”
Kızılaliler Köyü Muhtarı Pakize Ay ise, ‘EÇED Duyurular’ sitesinde yayınlanan bir duyuru ile Anamur Kızılaliler Köyü’nde boksit madeni açılması için ÇED süreci başlatıldığını öğrenmiş bulunmaktayız. Söz konusu boksit madeninin ruhsat sahası yaklaşık 1500 Hektar olup, Korucuk Köyü’nün de bir kısmını içine almaktadır. Boksit madeni çıkarmak üzere ruhsatlandırılan bu sahada her iki köy halkının tapulu arazileri, seraları, keçilerini, koyunlarını otlattıkları meraları, kovanlarını koydukları bal ormanı, içme ve sulama suyu olarak kullandıkları dereleri, temel geçim kaynakları olan zeytinlikleri, ormanlık alandaki harnup ağaçları, aşıladıkları delice zeytinlikleri, avokado, muz ve sair meyve bahçeleri; hatta atalarının mezarları ile tescilli/tescilsiz kültürel mirasları ve yaşam alanları bulunmaktadır. ÇED sahası ise, şimdilik Kızılaliler Köyü’nde olup, içinde bazı vatandaşların tapulu tarlaları ile yasayla korunan asırlık zeytin ağaçlarının ve delice zeytinliklerin de bulunduğu denize nazır bir tepede, yaklaşık 19 Hektarlık bir ormanlık alanda yer almaktadır. Son yıllarda, ülkemizi ve tüm Dünya’yı etkisi altına alan iklim krizinden kaynaklı olarak gerçekleşen olağanüstü hava koşulları ve orman yangınları nedeniyle artık tek bir ağacı, tek bir damla suyu kaybetme lüksümüzün kalmadığı ortadadır.” ifadelerini kullandı.
“MADENCİLİK FAALİYETİNİN HİÇBİR GEREĞİ YOKTUR”
“Hal böyleyken, gelecek nesillerin ihtiyacı göz önüne alınarak, ileride devlet tarafından çıkarılmak üzere saklanması gereken değerli madenlerimizden biri olan boksiti çıkarma hakkının özel bir şirkete verilmesi, akıl alır bir durum değildir. İklim ve su krizinin yanı sıra gıda krizi ile de yüzleştiğimiz bu dönemde, halkın çok zor koşullarda tarım ve hayvancılık yaptığı, güç bela yaşamını sürdürdüğü gerçekliği karşısında, madencilik faaliyetinin hiçbir gereği yoktur.” şeklinde konuşan Ay, “Üç köy halkının yerleşim ve üretim alanlarının tam ortasındaki bir tepede yer alan ÇED sahasından başlanarak, 1500 Hektar gibi çok geniş bir alanda, çevrenin ve doğanın yanı sıra halk sağlığına da zarar verici etkileri olan, sonlandırıldıktan sonra bile uzun yıllar boyunca zararlı etkileri süren bir madencilik faaliyetine izin verilmesinde, kamu yararı da bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, Mersin Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından başlatılan ÇED sürecinin bir an önce sonlandırılmasını; DSİ ve Orman İşletme Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili tüm kurumların olumsuz görüş vermesini umuyoruz.” dedi.
