DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili düzenlemeleri de içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine konuştu. Uzman Erbaşlarla ilgili düzenlemeleri desteklediklerini belirten Ekmen, Meclis çalışma usulünden yargı bağımsızlığına, mülkiyet hakkından hukuk güvenliğine kadar birçok konuda iktidara eleştiriler yönelterek kanun teklifinin 7’nci ve 8’inci maddelerini gündeme taşıdı.

MUHALEFETİN SÖZ HAKKI KISITLANDI

Kanun teklifinin görüşme sürecini eleştiren Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Dört maddede muhalefet önergelerine, İç Tüzük’ten sağlanan imkânlarla komisyonun önergeye katıldığını belirtmesi suretiyle, gerekçenin okunarak konuşmaların yaptırılmaması yoluyla söz hakkımız kısıtlandı. Muhalefet bu paketin görüşmelerine öncelikle iki sebeple direnç gösterdi. Bunlardan ilki, yaklaşık bir aydır Meclis’in kapanma takviminde hangi kanun tekliflerinin geleceği, hangisinin görüşüleceği ve bunların içinde muhalefetin neye itiraz edip etmeyeceğinin ön görüşmeler yoluyla kesinleştirilmesi meselesiydi. Geçen hafta AK Parti Grup Başkanı tarafından grup başkanvekillerine bir sunum yapıldı ancak ne madde sayısı belliydi ne de tekliflerin içeriği. Anayasa’ya göre Meclis’in kapanması gereken tarihe gelinmiş olmasına rağmen sunulan teklif Plan ve Bütçe Komisyonu’na dahi gelmemişti. Geldiğinde de ne kırk sekiz saat kuralına uyulacak ne de muhalefetin görüşleri dikkate alınacak. Buna rağmen bütün iyi niyetimizle Meclis’in çalışmalarını tamamlamasına katkı sunmak istedik. Yeni Yol, İYİ Parti, DEM Parti ve CHP olarak yalnızca iki maddenin tekliften çıkarılmasını talep ettik. Bunlar da az önce oylanan 7’nci ve 8’inci maddelerdi” dedi.

HUKUKU ERTELEYEN DÜZENLEMELER KABUL EDİLEMEZ

7’nci maddeye ilişkin eleştirilerde bulunan Ekmen, “AK Partili arkadaşların vicdanına sesleniyorum. Eğer siz bugün muhalefet sıralarında oturuyor olsaydınız ve kendinizi yargı düzeni karşısında güvencesiz hissediyor olsaydınız 7’nci maddeye ‘evet’ der miydiniz? Devlet içinde bütün güçler tek elde toplanmışken, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kurduğu tahakküm düzeni ortadayken, binlerce hâkim meslekten ihraç edilmişken, bu şartlarda dahi verilmiş bir yargı kararının uygulanmasını beş yıl geciktiriyorsunuz. ‘Sadece çocuğum yurda gittiği için, byLock programıyla ilgili yazışmam olmadığı halde bir temas tespit edildiği için’ ya da ‘Oğlumun burs parası Bank Asya’ya yattığı için işimden atıldım, yargılanıyorum. Allah rızası için bana yardım edin.’ diyen vatandaşlardan bir kısmı, takriben %2-3'ü hakkında verilen kararlardan bahsediyoruz. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gidip, Sayın Cumhurbaşkanı’nın talimatlarını birinci elden alan, ‘devlet günü’ adı altında yüksek mahkeme başkanlarının masaya davet edilerek talimatların doğrudan verildiği bir yargı düzeninde dahi verilmiş olan kararların uygulanması geciktirilecek. Genel Kurul’da daha önce anlattım; kesinleşmiş yargı kararları uygulanmadığı için intihar eden insanlar var. Galata Kulesi’nden atlayan bir gencin babası var. Kimya mühendisliği doçenti olmasına rağmen inşaatlarda çalışırken hayatını kaybeden insanlar var. Buna rağmen bu maddeyi geçirmekte ısrar ettiniz. Bu, AK Parti’nin kendi tarihini, kendi programını ve kendi duruşunu inkâr ettiği bir tablo olmuştur. Genel Kurul’da Gülistan Doku dosyası için yemin eden Van ve Diyarbakır Milletvekilini hatırlayın. Sonra dönüp DEM sıralarına, CHP sıralarına, dönemin muhalefet sıralarına ‘Siz bu kızcağızın ölümünü istismar ediyorsunuz.’ diye Allah’ın adıyla konuşma yapanları hatırlayın. Yarın aynı duruma düştüğünüzde çocuklarınızın yüzüne nasıl bakacaksınız merak ediyorum” ifadelerini kullandı.

MAZLUMLARA İNATLA ZULMEDİYORSUNUZ

7’nci maddenin geri çekileceğine ilişkin görüşmeler yapıldığını ancak sonrasında bundan vazgeçildiğini belirten Ekmen, AK Partili vekillere seslenerek, “Görüşmeler sırasında ‘7’nci maddeyi geri çekebiliriz’ hatta ‘geri çekeceğiz’ denildi. Sonra neden vazgeçtiniz? Yeni Yol, İYİ Parti, DEM Parti ve CHP’nin 8’inci madde konusundaki ısrarına karşılık 7’nci maddeyi geri çekmemek size nasıl bir duygusal tatmin sağlıyor? Hiç mi o mazlumları, inşaatlarda hayatını kaybedenleri, intihar edenleri, çocukları mağdur olan insanları düşünmediniz? Muhalefete kızıp o insanlara nasıl zulmedebiliyorsunuz? İç Tüzük’ün bütün imkânlarını kullanıyorsunuz, Komisyon alışılagelmedik uygulamalar yapıyor, Divanı baskı altına alıyorsunuz. Bize inat bu mazlumlara kıydınız. Bunun cevabını verin. Ne günahları vardı bu insanların? Hâkim siyasi otoriteye rağmen ‘burada hukuksuzluk var’ denilen dosyalarda dahi görevine dönemeyen insanların ne günahı var? 28 Şubat’ın ikonik fotoğraflarından biri Genelkurmay’da yargıya verilen brifingdi. Brifinge rağmen o gün kanun ve hukuk çalışıyordu; tutuklamalar, tahliyeler, beraatlar özel talimatla takip edilmiyordu. Bugün, dosyalar tek tek takip ediliyorken dahi çıkan kararlara tahammül edemeyen bir vicdan, buna tahammül edemeyen bir akıl yarın Rabb’inin huzurunda bu hesabı nasıl verecek?” diye sordu.

MÜLKİYET HAKKINI ORTADAN KALDIRAN ANLAYIŞ HUKUK GÜVENLİĞİNİ YOK EDİYOR

Kanun teklifinin 8’inci maddesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini söyleyen Ekmen, “İslam’ın devlet ve toplum hukukuna dair en temel kabullerinden biri ‘beş emniyet’ olarak ifade edilen cana, mala, nefse, akla ve beden bütünlüğüne riayettir, maddi ve manevi bütünlüğe riayettir. Bu maddeyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının mülkiyet hakkı ihlal ediliyor. Gerekçe olarak askerî alanlarla ilgili davaların Hazine’ye yük oluşturduğu söyleniyor. Peki kaç dava var, kamuya maliyeti nedir? Bunların hiçbirine ilişkin veri yok. Buna rağmen düzenleme yetmiş beş yıl geriye götürülüyor ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakkına ilişkin kararları fiilen ortadan kaldırılıyor. AK Parti yıllarca mülkiyet hakkını savunduğunu söyledi. Bugün ise vatandaşın mülkiyet hakkını ortadan kaldıran bir düzenlemeyi Meclis’ten geçiriyor” değerlendirmesinde bulundu.

HUKUK GÜVENLIĞI OLMADAN DEMOKRASİ DE GÜVEN DE KALMAZ

İktidarın yalnızca hukuk alanını değil, demokrasi ve sivil toplum alanını da daralttığını ifade eden Ekmen, “Gerçekten hukuk güvenliğini ortadan kaldıran, mülkiyet güvenliğini yok sayan bir düzenleme bugün Meclis’ten geçirildi. Bırakınız çağdaş hukuk devletlerinin kabul ettiği ilkeleri; sürekli referans verdiğiniz dinî değerlerin ve Türk devlet geleneğinin dahi kabul etmeyeceği bir anlayış hayata geçiriliyor. Bizim itirazımız bunaydı. Siz iktidar alanını çürüttüğünüz gibi; yarattığınız düzenle muhalefeti, sivil toplumu ve demokrasiyi de daraltıyor, bütün alanları çürütüyorsunuz. Önce müdahale ediyor, bozuyor, sonra da dönüp ‘Siz de ne biçim insanlarsınız’ diyorsunuz” diyerek sözlerini tamamladı.