1 Temmuz 1926'da Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu, Türk karasularında yük ve yolcu taşıma hakkını yalnızca Türk vatandaşlarına ve Türk bayraklı gemilere tanıyarak kapitülasyonların denizlerdeki son izlerini de sildi. Milli denizciliğin temellerini atan bu tarihi adımın üzerinden tam bir asır geçerken, Mersin Deniz Ticaret Odası denizcilik camiasını görkemli bir gecede bir araya getirdi.

Etkinliğe Mersin Vali Yardımcısı ve Liman Mülki İdare Amiri Murat Çağrı Erdinç, Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili H. Mert Avcı, protokol üyeleri, Mersin Deniz Ticaret Odası üyeleri ve paydaş kurumların temsilcileri katıldı.

PROGRAM KISA FİLM VE BANDO GÖSTERİSİYLE BAŞLADI

Program, Kabotaj Kanunu'nun önemini ve Mersin Deniz Ticaret Odası'nın çalışmalarını anlatan kısa film gösterimleri ile başladı. Ardından gerçekleştirilen bando performansı geceye renk kattı.

Programın açılış konuşmasını yapan Mersin Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu, Odanın kuruluş amacının eğitime katkı sağlamak olduğunu vurguladı.

"BUGÜN İZMİR, İSTANBUL VE MERSİN VAR"

Oda tarafından Mersin Üniversitesi bünyesinde hayata geçirilen Denizcilik Fakültesi'nin Türkiye'nin en modern eğitim tesislerinden biri olduğunu belirten Lokmanoğlu, "Biz işe başladığımızda denizcilik eğitiminde İzmir ve İstanbul öne çıkıyordu; bugün İzmir, İstanbul ve Mersin var." ifadelerini kullandı.

"KABOTAJ, EGEMENLİĞİN VE BAĞIMSIZLIĞIN SEMBOLÜDÜR"

Daha sonra Mersin Deniz Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcısı Ayla Harp, kabotajın anlam ve önemini anlatan bir konuşma yaptı. Harp, Kabotaj Kanunu'nun yalnızca bir denizcilik terimi veya ekonomik bir ayrıcalık olmadığını; tam bağımsızlığa giden süreçte hukuki, sosyal ve stratejik boyutları bulunan derin bir varoluş ve egemenlik meselesi olduğunu vurguladı.

Kanunun kabulünden önce kıyılardaki taşımacılık haklarının yabancı devletlerin tekelinde olduğunu hatırlatan Harp, Osmanlı vatandaşının kendi denizlerinde adeta esir konumunda yaşadığını ifade etti.

"MİLLİ DENİZCİLİK SANAYİSİNİN TEMELLERİNİ ATTI"

Kanunun kabulünden önce Türk vatandaşlarının hangi haklardan mahrum bırakıldığını anlatan Harp, 1 Temmuz 1926'da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile Türkiye'nin kendi kıyılarında denizcilik yapma hakkının yalnızca Türk vatandaşlarına ve Türk bayraklı gemilere verildiğini belirterek, bu yasanın milli denizcilik sanayisinin temellerini attığını dile getirdi.

Harp, kabotajın yalnızca tarihi bir hatıra olmadığını, sektörün ve Türkiye'nin denizlerdeki varlığının en önemli güvencelerinden biri olmayı sürdürdüğünü söyledi.

GECE SANAT VE GÖSTERİLERLE DEVAM ETTİ

Gece, bölgenin sevilen müzik topluluğu Monart'ın konseriyle devam etti. Konserin yanı sıra sahnelenen vals ve zeybek gösterileri de katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Böylece Kabotaj Kanunu'nun 100'üncü yılı, denizcilik camiasının geniş katılımıyla düzenlenen anlamlı ve görkemli bir organizasyonla kutlandı.