Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN) Mersin Şubesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması düzenledi. Şube Başkanı Hüseyin Gümgümcü, eğitim çalışanlarının özlük ve mali haklarından öğrencilerin beslenme sorunlarına kadar birçok konuya değindi.
“EĞİTİM ÇALIŞANLARI GÖRMEZDEN GELİNEMEZ”
Eğitimin bütün çalışanlarıyla bir bütün olduğunu vurgulayan Gümgümcü, biriken sorunların çözüme kavuşturulmasını istedi.
“Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan eğitim çalışanlarının yıllardır biriken ve söz verildiği hâlde çözülmeyen sorunlarını, okullarımızdaki yapısal aksaklıkları, öğrencilerimizin beslenme problemlerini ve eğitim ile iş hayatı arasındaki kopukluğu kamuoyunun gündemine taşımak için bir araya geldik.
Eğitim; öğretmeniyle, öğrencisiyle, yöneticisiyle, memuruyla, şefiyle, teknisyeniyle, yardımcı hizmetlisiyle, aşçısıyla, güvenlik ve temizlik personeliyle bir bütündür. Bu bütünün herhangi bir parçasını görmezden gelirseniz eğitimde kaliteyi, okulda huzuru ve kurumsal verimliliği sağlayamazsınız.
Bugün MEB’de görev yapan eğitim çalışanları; yetersiz ücretler, belirsiz kariyer süreçleri, düzensiz sınavlar, adaletsiz özlük hakları, personel eksikliği, artan iş yükü, liyakat sorunları ve statü belirsizlikleriyle mücadele etmektedir.
Kayıt döneminin yükünü çeken, evrak ve yazışmaları hazırlayan, teknik arızalara koşan, okulun temizliğini, düzenini, mutfağını ve güvenliğini ayakta tutan eğitim çalışanlarıdır. Ancak haklar konuşulurken bu emek unutulmaktadır. Biz bunu kabul etmiyoruz.”
SINAV TAKVİMLERİ AÇIKLANSIN
Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarındaki belirsizliğe tepki gösteren Gümgümcü, sınavların düzenli hâle getirilmesini istedi.
“Eğitim çalışanları yıllarca emek veriyor, kendini geliştiriyor, diploma alıyor ve tecrübe kazanıyor ancak kariyer yolunun ne zaman açılacağını bilmiyor.
Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınav takvimleri derhal açıklanmalıdır. Sınavlar kişilerin beklentisine, idarenin tercihine veya dönemsel ihtiyaçlara bağlı olmaktan çıkarılmalıdır.
Sınavların düzenli ve öngörülebilir yapılması için yönetmelik değişikliği gerçekleştirilmelidir. Sınavlar en geç iki yılda bir ve her kadro için yapılmalı, kontenjanlar önceden açıklanmalı, süreç şeffaf yürütülmeli, liyakat esas alınmalı ve mülakatlar kaldırılmalıdır.
Kariyer hakkı idarenin lütfu değil, kamu çalışanının anayasal hakkıdır.”
“BAKAN YUSUF TEKİN SÖZÜNÜ TUTMALI”
Öğretim yılına hazırlık ödeneğinin bütün eğitim çalışanlarına verilmesini isteyen Gümgümcü, Bakan Yusuf Tekin’e verdiği sözü yerine getirmesi çağrısında bulundu.
“Öğretim yılına hazırlık ödeneğinin yalnızca öğretmenlere ödenmesi, diğer eğitim çalışanlarının ise bu haktan dışlanması önemli bir adaletsizliktir.
Eğitim öğretim yılına yalnızca öğretmenlerimiz hazırlanmıyor. Okulun kapısını açan, kayıtları yapan, evrakları hazırlayan, temizlik, boya, bahçe düzenlemesi, teknik bakım, yemek ve idari hizmetleri yürüten de eğitim çalışanlarıdır.
Öğretim yılına hazırlık ödeneği, MEB’de görev yapan tüm eğitim çalışanlarına bir asgari ücret tutarında ödenmelidir.
Bu konuda Bakanlığa gönderilen binlerce dilekçe, eğitim çalışanlarının yıllardır görmezden gelinen adalet talebidir. ‘Çalışma yapıyoruz, takip ediyoruz, değerlendiriyoruz’ demek artık yetmiyor. Eğitim çalışanları, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den verdiği sözün gereğini yerine getirmesini bekliyor.”
ÜCRET ADALETİ İSTEDİLER
Şube müdürleri arasındaki ücret farklılığına tepki gösteren Gümgümcü, aynı görev ve sorumluluğu taşıyan çalışanlara eşit ücret ödenmesini istedi.
“Eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfından gelen şube müdürlerine daha fazla ücret ödenmesi, aynı unvanda görev yapan çalışanlar arasında adaletsizlik oluşturmaktadır.
Aynı işi yapan, aynı sorumluluğu taşıyan ve aynı mevzuata tabi olan insanlar arasında farklı ücret uygulaması çalışma barışını bozmaktadır. Unvan, görev ve sorumluluk aynıysa ücret de aynı olmalıdır.
Kamu çalışanlarının özel hizmet tazminatları da artırılmalıdır. Hizmeti 10 yıla kadar olanlara 25 puan, 10 ile 20 yıl arasında olanlara 50 puan, 20 yıl ve üzerinde olanlara ise 75 puan verilerek ücretlerinde iyileştirme yapılmalıdır.”
AŞÇILARA MESLEKİ STATÜ TALEBİ
Kamuda görev yapan aşçıların önemli bir kamu hizmeti yürüttüğünü vurgulayan Gümgümcü, aşçıların Teknik Hizmetler Sınıfı’na geçirilmesini talep etti.
“Aşçılık yalnızca yemek yapmak değildir. Hijyen, gıda güvenliği, beslenme sorumluluğu ve toplu yemek üretimini kapsayan, insan sağlığıyla doğrudan ilgili bir meslektir.
Okullarda, pansiyonlarda, yemekhanelerde ve kamu kurumlarında görev yapan aşçılar her gün binlerce kişinin sağlığı için çalışmaktadır. Kamuda görev yapan aşçılar bir meslek grubu olarak tanınmalı ve Teknik Hizmetler Sınıfı’na geçirilmelidir.”
3600 EK GÖSTERGE ÇAĞRISI
Gümgümcü, 1. dereceye gelen bütün kamu çalışanlarına 3600 ek gösterge verilmesi yönündeki sözün yerine getirilmesini istedi.
“3600 ek gösterge yalnızca belirli meslek gruplarıyla sınırlandırılmamalı, 1. dereceye gelen tüm kamu çalışanlarını kapsamalıdır.
Aynı devlete yıllarca hizmet eden çalışanlar arasında ayrım yapılmamalıdır. Memur, şef, teknisyen, hizmetli ve veri hazırlama personeli de bu devletin emekçisidir. Verilen sözler tutulmalı ve düzenleme adil biçimde hayata geçirilmelidir.”
“EMEKLİLER YOKSULLUĞA MAHKÛM EDİLEMEZ”
Emekli kamu çalışanlarının ağır geçim sıkıntısı yaşadığını belirten Gümgümcü, seyyanen zam sözünün yerine getirilmesini istedi.
“Emekli kamu çalışanları aynı marketten alışveriş yapıyor, aynı kirayı ve faturaları ödüyor ancak gelirleri ciddi şekilde düşüyor.
Yıllarca devlete hizmet etmiş emekli memurlar yoksulluğa mahkûm edilemez. Seyyanen zam sözü derhal yerine getirilmeli ve geçmişe dönük mali hakları iade edilmelidir.”
YARDIMCI HİZMETLER SINIFI KALDIRILSIN
Yardımcı Hizmetler Sınıfı’nın çağın gerisinde kaldığını vurgulayan Gümgümcü, çalışanların uygun üst hizmet sınıflarına geçirilmesini istedi.
“Yaklaşık 50 yıldır çözüm bekleyen Yardımcı Hizmetler Sınıfı, günümüz kamu yönetimi anlayışına ve çalışma hayatının gerçeklerine uygun değildir.
Bu kadrolardaki çalışanlar kurumların en ağır yükünü taşımalarına rağmen statü, kariyer ve özlük hakları bakımından hak ettikleri yerde değildir.
Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalı; çalışanlar eğitimleri, hizmet yılları, yaptıkları iş ve mesleki yeterliliklerine göre uygun üst hizmet sınıflarına geçirilmelidir. Bu bir lütuf değil, gecikmiş bir adalet borcudur.”
ÖĞRENCİLERE ÜCRETSİZ YEMEK ÇAĞRISI
Ekonomik şartlar nedeniyle birçok öğrencinin yeterli beslenemediğine dikkat çeken Gümgümcü, ücretsiz okul yemeği programı başlatılmasını istedi.
“Birçok öğrencimiz okula yeterli ve dengeli beslenmeden geliyor. Beslenme çantaları küçülüyor, kantin fiyatları aileleri zorluyor ve çocuklar gün boyunca yeterli gıdaya ulaşamıyor.
Bir çocuk açsa derse nasıl odaklansın? Okulda temel gıdaya ulaşamıyorsa eğitimde fırsat eşitliğinden nasıl söz edebiliriz?
Milli Eğitim Bakanlığı, tüm öğrenciler için kademeli olarak ücretsiz okul yemeği programını hayata geçirmelidir. Öncelikle dezavantajlı bölgeler, taşımalı eğitim kapsamındaki öğrenciler, okul öncesi ve ilkokul düzeyi ile pansiyonlu okullarda beslenme desteği güçlendirilmelidir.
Sağlıklı ve güvenli yemek hizmeti için aşçı, yardımcı personel, temizlik personeli ve denetim mekanizmaları da güçlendirilmelidir.”
EĞİTİM İLE İŞ HAYATI ARASINDAKİ KOPUKLUK
Eğitim sistemi ile iş hayatı arasındaki uyumsuzluğa değinen Gümgümcü, mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
“Gençler mezun oluyor ancak iş bulamıyor. İşveren nitelikli eleman arıyor ancak eğitim sistemi iş hayatının ihtiyaçlarına yeterince cevap veremiyor.
Mesleki ve teknik eğitim güçlendirilmeli, okullar ile sektörler arasında gerçek iş birliği kurulmalı, öğrenciler yalnızca sınava değil, hayata ve mesleğe hazırlanmalıdır.
Eğitim programları ülkenin üretim, teknoloji, tarım, sanayi ve hizmet ihtiyaçlarıyla uyumlu hâle getirilmelidir. Eğitim sistemi yalnızca diploma vermemeli; gençlere iş, beceri, umut ve gelecek kazandırmalıdır.”
MEB’E 15 MADDELİK ÇAĞRI
Gümgümcü, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan somut adım beklediklerini belirterek taleplerini şöyle sıraladı:
“Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınav takvimleri açıklanmalı, sınavların düzenli yapılması için yönetmelik değişikliği gerçekleştirilmelidir.
Sınavlar bütün kadrolar için açılmalı, şube müdürleri arasındaki ücret adaletsizliği giderilmelidir.
Kamu çalışanlarının ücretleri hizmet yıllarına göre iyileştirilmeli ve 10 yılını dolduran her devlet memuruna yeşil pasaport verilmelidir.
Öğretim yılına hazırlık ödeneği tüm eğitim çalışanlarına bir asgari ücret tutarında ödenmelidir.
Birinci dereceye gelen tüm kamu çalışanlarına 3600 ek gösterge verilmeli, emekli memurlara verilen seyyanen zam sözü yerine getirilmelidir.
Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalı, aşçılar Teknik Hizmetler Sınıfı’na geçirilmelidir.
Öğrenciler için ücretsiz ve sağlıklı okul yemeği programı başlatılmalıdır.
Okulların personel, temizlik, güvenlik ve teknik hizmet ihtiyaçları kalıcı kadrolarla çözülmelidir.
Eğitim ile iş hayatı arasındaki kopukluğu giderecek yapısal adımlar atılmalı ve MEB’de görev yapan eğitim çalışanlarının statüsü güçlendirilmelidir.”
“MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Taleplerin ayrıcalık değil, eğitim sisteminin sürdürülebilirliği için zorunluluk olduğunu vurgulayan Gümgümcü, mücadelelerini sürdüreceklerini açıkladı.
“Biz TEÇ-SEN olarak susmayacağız. Eğitim çalışanlarının hakkını ve öğrencilerimizin geleceğini savunmaya devam edeceğiz. Milli Eğitim Bakanlığı’nda adalet, liyakat ve emeğin hakkı teslim edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”
