DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, yaklaşan narenciye sezonu öncesinde Karadeniz’de yaşanan gelişmelerin Mersin ve Çukurova’nın önemli ihracat pazarlarına ulaşımında oluşturabileceği risklere dikkat çekti.

Rusya ve Ukrayna’nın Türkiye’nin narenciye ihracatındaki önemli pazarlar arasında bulunduğunu hatırlatan Ekmen, taşıma güzergâhlarında yaşanabilecek aksaklıkların hasat döneminde üretici fiyatlarına yansımaması için kamu kurumlarının şimdiden alternatif çözümler geliştirmesi gerektiğini söyledi.

“İHRACAT YOLUNDAKİ HER AKSAKLIK DOĞRUDAN ÜRETİCİYİ ETKİLER”

Narenciye sezonu yaklaşırken ihracat kanallarının güvence altına alınmasının önemine dikkat çeken Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, şöyle konuştu: “Mersin ve Çukurova için narenciye, yalnızca tarlada yetiştirilen bir ürün olmaktan öte, binlerce ailenin geçimini sağlayan ve kentimizin dış ticaretinde önemli bir yer tutan üretim alanıdır. Hasat dönemine girerken ihracat yollarında yaşanabilecek herhangi bir aksaklığın sonuçları ihracatçıyla sınırlı kalmayacaktır. Üreticinin elindeki ürünün pazara ulaşamaması, fiyatın aşağı çekilmesi ve bir yıllık emeğin karşılığının alınamaması anlamına gelir.”

“RUSYA VE UKRAYNA PAZARINDA YAŞANABİLECEK KAYIP MERSİN’İ DOĞRUDAN ETKİLER”

Rusya ve Ukrayna’nın Mersin’den gerçekleştirilen yaş meyve ve sebze ihracatı açısından taşıdığı öneme işaret eden Ekmen, Mersin Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulunun çağrısına destek verdi.

Karadeniz bölgesindeki ulaşım şartlarında yaşanabilecek bozulmanın Mersinli çiftçiye kadar uzanan zincirleme etkiler oluşturacağını belirten Ekmen, şunları söyledi:

“Mersin Ziraat Odaları Koordinatör Başkanı Sayın Veyis Avcı, Mersin Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu olarak bir çağrı yayımladı. Bu çağrıyı ben de destekliyorum. Rusya ve Ukrayna, Mersinli üreticilerimiz için sıradan pazarlar değil. Narenciyenin önemli bir bölümü bu coğrafyaya ulaşıyor. Dolayısıyla bölgedeki ulaşım şartlarında meydana gelebilecek bir bozulmayı yalnızca uluslararası taşımacılık sorunu olarak değerlendiremeyiz. Bunun, Mersin’de bahçesinden ürününü çıkaran çiftçimize kadar uzanan zincirleme bir etkisi olur.”

Alternatif taşıma yolları ve maliyetleri azaltacak tedbirlerin hasat başlamadan belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Ekmen, şöyle devam etti: “Bugün yapılması gereken, daha hasat başlamadan alternatif çözümleri hazırlamaktır. Karayolu taşımacılığının kapasitesi artırılabilir mi, farklı güzergâhlar devreye alınabilir mi, taşıma maliyetlerinin üretici ve ihracatçı üzerindeki yükünü azaltacak geçici tedbirler alınabilir mi? Bütün bunların şimdiden masaya yatırılması gerekiyor.”

“ÇİFTÇİMİZ ÜRETİM MALİYETİNİ ZATEN ZOR KARŞILIYOR”

Üreticinin artan girdi maliyetleri karşısında ihracat kanalında yaşanabilecek bir daralmayı karşılayacak durumda olmadığını vurgulayan Ekmen, şunları kaydetti:

 

“Çiftçimiz bir ürünü hasat edene kadar gübre, ilaç, sulama, enerji, işçilik ve çok sayıda başka maliyete katlanıyor. Bir yıl boyunca verdiği emeğin karşılığını alabilmesinin yolu, ürününü zamanında ve uygun koşullarda pazara ulaştırabilmesinden geçiyor. İhracatta yaşanacak bir tıkanmanın faturasının üreticinin üzerine bırakılması ise kabul edilemez. Önceliğimiz hem ihracat pazarlarımızı korumak hem de Mersinli üreticimizin ürününü değerinde satabilmesini güvence altına almak olmalıdır.”

Narenciye sezonunun Mersinli üreticiler açısından kritik önem taşıdığını belirten Ekmen, devletin olası sorunlara karşı önceden tedbir alması gerektiğini ifade etti.

Mersinli çiftçilerin ulaşım sorunları nedeniyle fiyat kaybı yaşamaması gerektiğini dile getiren Ekmen, şöyle konuştu: “Mersinli çiftçimizin bir yıllık emeğinin ulaşım sorunları nedeniyle değersizleşmesine izin vermemeliyiz. Sezon başlamadan gerekli hazırlıkları yaparsak hem ihracatımızı sürdürebilir hem de üreticimizi olası bir fiyat kaybından koruyabiliriz. Devletin görevi tam da böyle dönemlerde önceden tedbir almak ve üreticinin önünü görmesini sağlamaktır.”

“ORGANİZE TARIM BÖLGELERİ MERSİN TARIMINI DAHA DA GELİŞTİRECEKTİR”

Organize Tarım Bölgeleri’nin Mersin’deki tarımsal üretimin kontrollü biçimde gerçekleştirilmesine ve farklı iş kollarının oluşmasına katkı sağlayacağını belirten Ekmen, şu ifadeleri kullandı: “Mersin Ziraat Odası Başkanı Sayın Musa Yılmaz, Organize Tarım Bölgeleri’nin kentteki tarımsal üretimin kontrollü bir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlayacağı yönünde bir açıklama yapmıştı. Fide, tarım makineleri, gübre, soğuk hava depoları ve paketleme gibi alanların Organize Tarım Bölgeleri modeliyle geliştirilmesi, farklı iş kollarının oluşmasına katkı sağlayabilir ve Mersin tarımını daha ileri bir seviyeye taşıyabilir. Bu model, özellikle narenciyenin hasat sonrasında hızlı bir şekilde pazara ulaştırılması açısından da önemli katkı sağlayacaktır.”