Mut’un 11 mahallesi, Karacaoğlan’ın ölümsüz türkülerinde bir kez daha buluştu.

Çağlayangedik, Çortak, Göcekler, Haydar, Hisar, Hocalı, Karadiken, Kemenli, Kışla, Kurtsuyu ve Tuğrul mahallelerinin katılımıyla 9. Geleneksel Karacaoğlan Gecesi, Kurtsuyu Meyve ve Sebze Hali’nde gerçekleştirildi.

Mut Çıtlık Dergisi öncülüğünde; Mut Belediyesi ile Mersin Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla düzenlenen gece, mahalle muhtarları ve Nihat Mustul’un konuşmalarıyla başladı.

Mut Belediye Başkan Vekili Ahmet Emdirme de konuşmasında, “Bu yıl 11 mahallemizle birlikte Karacaoğlan’ı burada anmak bize büyük mutluluk verdi. Daha nice etkinlikte birlikte olmaya ve katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi.

Serhan Tokgöz’ün sunduğu gecede Nimet Akkulak, Ali Aksoy, Abdurrahman Çınar, Gırbaş Osman, Mustafa Tekin, Mustafa Divle, Rahmi Tiryaki, Sade Demir, Mehmet Partal ve Remzi Kır sazlarıyla Karacaoğlan’dan ikişer türkü seslendirdi.

Gecenin onur konuğu, çağımızın Karacaoğlan’ı Musa Eroğlu’ydu. Ankara’da devam eden tedavisi nedeniyle programa katılamayan Musa Eroğlu, telefonla canlı bağlantı kurarak katılımcılara mesajını iletti.

Sazlar çaldı, türküler dile geldi…

Goca Dere’den yükselen sesler Karacaoğlan Tepesi’nde, Karakız Tepesi’nde ve Toros Dağları’nda yankılandı. Yüğlük Dağları’nda bir çığ gibi büyüdü; Medetsiz Tepesi’nden Bulgar Bozoğlan’a selam oldu. Bir turna sürüsü aldı o selamı, Azerbaycan’a kadar götürdü.

Sanatçıları dinlerken aklımdan şu soru geçti: Sarıkavak’taki Varsaklar zamanında dağıtılmasaydı Mut ve İçel kültürü bugün nasıl bir noktada olurdu?

Varsaklar zaman içerisinde başta Haydar olmak üzere Kıca, Çatak, Mara, Çaltıbozkır, Sarıaydın, Narlı, Hisar ve Ortaköy’e dağıldılar. Kelceköy, Ortaköy ve Silifke’nin Say Mahallesi’nde kümelendiler. Ancak nereye giderlerse gitsinler Karacaoğlan’ın izinden ayrılmadılar. Onun türküleri dört asırdır bu topraklarda yaşamaya devam ediyor.

Geceye çevre mahallelerden sanatçıların yanı sıra kadınlar, erkekler ve gençler de katıldı. Gençler yemek dağıtımında gönüllü olarak çalıştı. Kadınlar, kızlar ve delikanlılar türküleri can kulağıyla dinledi. Kimi zaman sazın tınısı ve sanatçının avazıyla duygulandılar, kimi zaman coşup oynadılar.

Kurtsuyu’nun, diğer adıyla Goca Su’nun çevresindeki mahalleler, yüzyıllardır Yörüklerin yurdu olmuş. Buraya gelen insanlar incir, üzüm, kayısı ve zeytin yetiştirmiş; Göksu Vadisi’nde bahçelerini sulamışlar. Hisar beylerinin yurdunda kendilerine yeni bir hayat kurmuşlar.

Bugün bu 11 mahalle örnek bir dayanışma sergiliyor. Sorunları da kaygıları da ortak… Fakat her şeye rağmen yıllardır üretmeye devam ediyorlar. Alın teriyle yetiştirdikleri ürünleri Kurtsuyu Meyve ve Sebze Hali’nde pazarlıyorlar.

Karacaoğlan Gecesi’nde de aynı birlikteliğe tanıklık ettik.

Bu bölgede dört asırdır Karacaoğlan’ın izleri var. 17. yüzyılda Karacaoğlan, 19. yüzyılda Küçük Karacaoğlan ya da diğer adıyla Silifkeli Karacaoğlan, günümüzde ise Musa Eroğlu…

Karacaoğlan’ın şiirleri türkü, şarkılara güfte olmaya devam ediyor.

Bir ozana sahip çıkmak işte böyle bir şeydir. Dile kolay; dört asır boyunca onun türküleriyle yaşamak, yayla ve göç yollarında, düğünlerde ve eğlencelerde onun eserlerini çalıp söylemek…

Genç kızların düşlerinde, delikanlıların hayallerinde Karacaoğlan’ın anlattığı güzeli aramak…

1970’li yıllarda Mut’ta Karacaoğlan ve Kayısı Bayramı ile başlayan kültür yolculuğu bugün hâlâ sürüyor. Yerel yönetimler ve Çıtlık Dergisi birer kıvılcım oluyor, kültür ateşini yeniden harlıyor.

Karacaoğlan; Mut’ta, Tarsus’ta, Osmaniye’de ve Azerbaycan’da… Köylerde, mahallelerde ve kentlerde yaşamaya devam ediyor.

Bu anlamlı gecenin düzenlenmesinde emeği geçenlerin Hak hizmetlerini kabul etsin.

Karacaoğlan yaşıyor, türküleri Toroslar’da yankılanmaya devam ediyor.