DOLAR 32,5259 % 0.07
EURO 34,6113 % -0.24
STERLIN 40,0666 % -0.27
FRANG 35,7153 % 0.02
ALTIN 2.444,23 % -2,21
BITCOIN 65.914,89 1.42
reklam

“Bakliyat ekimi zorunlu hale getirilmeli”

Yayınlanma Tarihi : Google News

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nce (MÜSİAD) Mersin’de gerçekleştirilen Türkiye Yüzyılında Üretim Zirvesi’nde konuşan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, “Sektör olarak en büyük beklentimiz, kısıtlı değil sınırsız ihracat yapabilmektir. Bunun mümkün olabilmesi için bakliyat ürünlerinde ihracat kısıtlamaları ve kotaların uygulanması yerine üretimin artırılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesine ihtiyaç vardır.” dedi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) 2016 yılını Dünya Bakliyat Yılı ve 10 Şubat’ı Dünya Bakliyat Günü ilan etmesinde AHBİB’in önemli bir misyon üstlendiğini anımsatan Başkan Veysel Memiş, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın teşrif ettiği Türkiye Yüzyılında Üretim Zirvesi’nde Dünya Bakliyat Günü’nü kutlamaktan büyük mutluluk ve onur duyduklarını söyledi. “Topraktan Geleceğe” temasıyla düzenlenen zirvede bakliyat üretimini ve ihracatını çok yönlü değerlendiren Başkan Veysel Memiş, yeni dünya düzeninde özellikle besleyicilik ve fiyat avantajı nedeniyle bakliyat ürünlerinin gıda trendlerinde hak ettiği yerini almaya başladığını, bitkisel protein bazlı gıda tüketiminin yaygınlaşmasıyla birlikte bakliyat üretimini artırmanın kaçınılmaz hale geldiğini dile getirdi.

 

“AYNI TARLADA ÜÇ YILDA BİR BAKLİYAT EKİMİ TEŞVİK EDİLMELİ, HATTA ZORUNLU HALE GETİRİLMELİ”

Binlerce yıldır insanlığı doyuran bakliyat ürünlerinin yüksek protein değeri, üretiminde az suya ihtiyaç duyulması, toprak verimliliği ve çevreye katkıları sayesinde geleceğin gıda ürünleri arasında yer aldığını belirten Başkan Veysel Memiş, “Besin değeri açısından et ürünlerine eş değer protein sağlayan bakliyat ürünleri bir insanın ihtiyaç duyduğu enerjinin yüzde 15-20’sini karşılıyor. Obezite, diyabet ve bazı kronik hastalıklarla mücadele, dolayısıyla sağlıklı bir yaşam için haftada en az 3 kez bakliyat tüketilmesi uzmanlar tarafından tavsiye ediliyor. Bu doğrultuda, bakliyat üretiminin artırılması, bakliyat ihracatının önündeki engellerin kaldırılması büyük önem teşkil ediyor. Ülke genelinde 4 milyon ton işleme kapasitesine sahip ihracatçı firmalarımız hammadde sıkıntısı yaşıyor, bu durumda arz açığının kapatılması için nadasa bırakılan tarım arazilerinin bakliyat ekimiyle değerlendirilmesi elzem hale geliyor. Bu dönemde sektör olarak en büyük beklentimiz, kısıtlı değil sınırsız ihracat yapabilmektir. Çünkü bakliyat ürünlerinde ihracat kısıtlamaları ve kotaların uygulanması yerine, üretimin artırılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Aynı tarlada üç yılda bir bakliyat ekiminin teşvik edilmesinin, hatta zorunlu hâle getirilmesinin büyük fayda sağlayacağını düşünüyoruz. Tarım arazilerimizi nadasa bırakmak yerine bakliyat ekimiyle değerlendirirsek yaklaşık 1,2 milyon ton olan yıllık üretim miktarını üç katına yükseltebiliriz. Bunu sağladığımızda ekipmanı güçlü, işleme kapasitesi yüksek, müşterisi hazır sektörümüz, yüksek ihracat rakamlarına ulaşabilecek, ülkemize çok daha fazla döviz kazandıracaktır.” diye konuştu.

 

“ÜRETİCİLERİMİZ, İHRACATI YASAKLI YA DA KOTALI ÜRÜNLERİN ÜRETİMİNDE TEREDDÜT YAŞIYOR”

Türkiye’de çiftçilerin ihracatı yasak veya kotalı olan ürünlere karşı bir sonraki sezon üretimi için tereddüt yaşadığını, uzun vadede ekilmeyen ürünlerde fiyat dengesinin yukarı yönlü değiştiğini dile getiren Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “Yurt içinde fiyat regülasyonu yapılmak isteniliyorsa, ithalat vergi düzenlemelerinin gözden geçirilmesi uygun olacaktır.  İthalat vergi düzenlemelerinin güncellenmesi, yurt içinde maliyetlerin yükselmesini ve aynı zamanda üretim miktarının düşmesini engelleyecektir. Bu süreçte yurt dışındaki pazarlarımızı korumamızı da sağlayacaktır.” dedi.

Dünya genelinde bakliyat ticaretinin diğer gıda ürünlerinden farklı olarak üründe çeşitlilik gerektirdiğinin altını çizen Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “Özellikle ihracatta alıcılar siparişlerinde konteynerlere aynı anda farklı bakliyatlar yükleterek büyük hacimli ticaret oluşturmaktadır. Bu sebeple bir bakliyat firmasının aynı anda nohut, bakla, fasulye ve mercimeği elinde bulundururken bunlara ek olarak da pirinç, bulgur gibi diğer ürünleri de tedarik etmesi gerekmektedir. Bundan dolayı bakliyat ihracatında geniş yelpaze ve çeşit ürün mevcudiyeti ekonomi açısından çok kritiktir. Bu kapsamda ülkemizde hem tüketim hem de ihracat için yeterli alanlarda bakliyat üretimi teşvik edilmeli ve farklı bakliyatların da yetiştirilmesi sağlanmalıdır.”

 

AHBİB’İN OCAK AYI İHRACATI 166 MİLYON DOLAR

Öte yandan AHBİB’in ihracat performansını da değerlendiren Başkan Veysel Memiş, ocak ayında 166 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Yılın ilk ayında AHBİB bölgesinde sektörün ihracatını ürün gruplarına ve ülkelere göre ele alan Başkan Veysel Memiş, şöyle konuştu: “Yılın ilk ayında 181 bin 878 ton ürünü uluslararası pazarlarda değerlendiren sektörümüz, en yüksek ihracat değerlerini bakliyat, pastacılık ürünleri, şeker ve şeker mamullerinde elde etti. 40,8 milyon dolar bakliyat, 29,6 milyon dolar pastacılık ürünleri, 26,9 milyon dolar şeker ve şeker mamulleri ihraç ettik. 27 milyon dolarlık ihracatla kırmızı mercimek toplam ihracatımızın yüzde 16’sını oluşturarak söz konusu dönemde en fazla ihraç ettiğimiz ürün oldu. Bölge ihracatımızı ülkelere göre incelediğimizde en fazla ihracat yaptığımız pazarların başında 34,6 milyon dolar değer ile Irak yer aldı. İkinci sıradaki Suriye’ye 14,6 milyon dolar, üçüncü sıradaki Cezayir’e 14,2 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik.” (Haber Merkezi)

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, bakliyat üretiminin 1,2 milyon tonla sınırlı olduğu Türkiye’de 4 milyon ton işleme kapasitesine sahip ihracatçı firmaların hammadde sıkıntısı yaşadığını, arz açığının kapatılması için nadasa bırakılan tarım arazilerinin bakliyat ekimiyle değerlendirilmesinin elzem hale geldiğini belirtti.

DEVAMINI OKU
reklam

YORUM YAP