DOLAR 32,3073 % 0.14
EURO 34,9299 % 0.16
STERLIN 41,2009 % 0.11
FRANG 35,3820 % 0.13
ALTIN 2.426,53 % 0,21
BITCOIN 67.562,82 -1.325
reklam

ÇİFTÇİ ÜRETİMDEN ÇEKİLİYOR!

Yayınlanma Tarihi : Google News

Tarımsal girdi enflasyonu ocakta yıllık bazda yüzde 57,26’ya yükseldi. Gübrede fiyat artışı yüzde 153’e ulaştı. Çiftçiler ekemeyecek duruma gelerek birçoğu üretimden çekildi. Gübrenin sadece tarımsal girdilerden bir tanesi olduğunu belirten Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Mersin Şube Başkanı Necmi Birim, son 2 yılda mazot, tohum, yem ve zirai ilaçlara ciddi zamlar geldiğine dikkat çekerek tarımsal girdi fiyatlarındaki KDV ve ÖTV’lerin sıfırlanması gerektiğini söyledi.

 

Elvan KONUK

ZMO Mersin Şube Başkanı Necmi Birim, tarımsal girdi fiyatlarındaki yüksel zamlara dikkat çekti. Çiftçilerin üretim yapamayacak duruma geldiğini belirten Birim, çiftçilerin bankalara olan faiz borçlarının silinmesi gerektiğini vurguladı. ZMO Yönetim Kurulu Murat Okşar ise tarımsal hammaddelerin yurtdışından alındığını söyleyerek bunların dolar kuru üzerinden fiyatlandırıldığını, üreticinin 2 liraya mal ettiği ürünü 1 liraya satmak zorunda bırakıldığını aktardı.

Çiftçinin en çok tükettiği ürünlerin başında mazotun geldiğini dile getiren ZMO Mersin Şube Başkanı Necmi Birim, “Gübre sadece tarımsal girdilerden bir tanesi. Gübre, tohum, yem, zirai ilaçların geneline son 2 yıl içerisinde çok ciddi zamlar geldi. Son 6 ay içerisinde çok daha fazla zamlar geldi. Zaten gübreyi global olarak geriye doğru incelediğimizde son 10 yıl içerisinde yaklaşık yüzde bin 300’ün üzerinde zam geldiği görülüyor. Son 1 yılda yüzde 310-315 gibi bir zam oranı söz konusu. Bazen zamlar yüzde 30 geri çekildi, tarım krediler üzerinden üreticilere daha ucuz verilsin diye ama yüzde 300’lerde bir zam oranını yüzde 30 geri çekseniz ne değişir ki? Yani düşünün ki bir üre gübresinin tonu 3 bin lira civarındayken tonu şuanda 12-13 bin civarında. Çiftçinin bu tarımsal girdilerle üretim yapabilmesi, üretimi sürdürebilmesi mümkün değil. Dolayısıyla çiftçi alanı terk ediyor. Bu bizi ülkemiz tarımı adına üzüyor” dedi.

“KDV VE ÖTV’LER SIFIRLANMALI”

Çiftçilerin insan beslenmesinin ana kaynağı olan gıda ürünlerini ürettiğini söyleyen Necmi Birim, bu anlamda tarımsal üretime teşvik gerektiğinin altını çizdi.  Tarımsal girdi fiyatlarındaki KDV ve ÖTV’lerin sıfırlanması gerektiğini dile getiren Birim, “Birtakım yerlerde yapıldı ama hala birtakım spesifik, mazotta ve diğer tarımsal girdilerde gübrelerde KDV devam ediyor.  Çiftçimizin faiz borçlarının silinmesini istiyoruz. Hem bankalara hem tarım kredi kooperatifine olan borçlarının faizinin silinmesini, yalnızca anaparalarının yeniden yapılandırılmasını istiyoruz.  Ülkemizde daha çok üreticilerin ön plana çıkabileceği tarımsal kredi kooperatiflerinin aracısız, gıdanın direkt üreticiden tüketiciye arz edilmesini istiyoruz. Gıda güvenirliği, gıda güvencesi bizim için çok önemli. Tüketicimizin gıdaya sağlıklı ve hijyen koşullarında ulaşmasının doğal hakları olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

“STK VE MESLEK ODALARI BİRLİKTE HAREKET ETMELİ”

Üretimdeki makasın gittikçe açıldığını söyleyen Birim, makasın bir ucunda üretici bir ucunda ise tüketicinin olduğuna dikkat çekti. Yalnızca üreticinin değil tüketicin de bu durumdan muzdarip olduğundan söz eden Birim, “Dolayısıyla kooperatiflerin tekrar gündeme gelmesi ve desteklenmesi gerekiyor. Küçük ve orta ölçekli çiftçilik yapan ailelerin desteklenmesi gerekiyor. İthalat bir siyasi tercih biliyorsunuz. Bunun terkedilip, ‘üretimin arttırılması için neler yapılabilir’ sorusunu kamu, özel sektör, STK ve meslek odalarının birlikte oturup acilen düşünmesi ve bununla ilgili projeleri hayata geçirmeleri gerekiyor. Yıllardır ZMO ailesi olarak, genel merkezimiz ve tüm şubeler üretim, üretim, üretim diyoruz. Ama nasıl üretim? Bölge bazlı havzayı önemseyen yeni bir ürün deseni ön görüyoruz. Kontrolsüz yapılan üretimler, rastgele yapılan fidan dağıtımları bir ürünün aşırı arzını beraberinde getiriyor. Aşırı arz sonucu ürünün para etmeme durumunda ürünler ya çöpe gidiyor, ya dökülüyor. Bu bir milli servet milli kayıp bizim için. Dolayısıyla farklı üretim çok önemli.  Akdeniz bölgesinde yetişebilecek tropikal meyve ve sebzeler , İç Anadolu’da tahıl grubu, Doğu Anadolu’da hayvancılık, Karadeniz’de çay ve fındığın korunması gibi bir takım çözüm önerilerimiz var. Bakanlığa ve diğer paydaşlara verdiğimiz raporlar var. Dolayısıyla ZMO olarak biz ülke tarımının iyiye gidebilmesi için, bölge üreticilerimize destek verilmesi noktasında akademik ve bir bilim odası olarak biz her zaman raporlarımızı ve çözüm önerilerimizi sunuyoruz”  şeklinde konuştu.

“DÜNYADAKİ PROBLEMLER GENELLİKLE İTHALAT AYLARINDA ORTAYA ÇIKIYOR”

Tarımla ilgili sorunların yaklaşık 3-4 yıldır devam ettiğini söyleyen ZMO Yönetim Kurulu Üyesi Murat Okşar, dünyadaki problemlerin genellikle ithalat aylarında ortaya çıktığına değindi. Hammadde üzerindeki fiyat artışının üreticileri kötü etkilediğini dile getiren Okşar, “Getirdiğimiz malların hiçbirini Türkiye’de üretmiyoruz. Hammaddelerin yüzde 90’ından fazlası yurtdışından geliyor. Sadece gübrede değil ilaçta da problem var. Son 5 yıldır Dolar ile de alakalı sorunlar devam ediyor.  5 yıl öncesine gidersek dolar tahmini 2 liradan 15 lira civarına geldi ve hammaddeleri biz üretmiyoruz” dedi. İthalatla ilgili global sorunların Türkiye’ye kötü yansıdığını vurgulayan Okşar,”2 dolara aldığınız mal 5 yıl önce 4 liraya geliyor, şimdi aynı mal yurt dışında da arttığı için global olarak da problem var. Navlunda problem var. Hammaddede artış var. Yurtdışında 2 dolar olan mal son 5 yılda 5 dolar oldu. Navlun önceden 3 bin dolarken şimdi 10 bin dolar. Bunlar da malın üstüne biniyor ve Türkiye’ye geldikten sonra da buna bir kar koyacaksınız. Örneğin yüzde 10 gibi, üstüne de kuru 15 ile çarptığınızda ortaya çıkan yüksek bir fiyat söz konusu” diye konuştu.

“GÜBRE FİYATLARI GEÇEN YILA GÖRE 2,5 KAT ARTTI”

Hammaddedeki artışa dikkat çeken Okşar, çiftçinin artık ekim yapmak istemediğini söyledi. Gübre fiyatlarının geçen yıla oranla 2,5 kat arttığını dile getiren Okşar, “Geçen yılla bu yıl arasında Türkiye’deki satış distribütörlerin bayilerin yaptığı bir zam yok. Yine aynı firmalarla çalışıyorsunuz.  Yine aynı hammaddeler geliyor ama hammaddede artış fazla.  Bugün 100 dolar olan ana hammadde yaklaşık olarak 800 dolar. Bu bayiye gelişi. Bir de bunun çiftçiye gelişi var. Bayiye 700 dolara giren bir mal 750 dolara çiftçiye gidiyor. Bir glufosat hammaddesi var. Bunun etken maddesi yurtdışında da zamlandı. 20 litresi ortalama 500 lira iken şuan nakit olarak 2 bin 500 ile 3 bin lira arası. Buna alternatif yok. Bunun altından da tabi kimse kalkamıyor. Çiftçi tarafına geldiğimiz zaman da her şey 4 kat 3 kat 5 kat. Çiftçi dolayısıyla ekmek istemiyor. Çünkü bunlara masraf yaptığında ektiği ürünün de kaç liraya gideceğini bilmiyor” ifadelerini kullandı.

“NARENCİYEDE SIKINTILAR VAR”

Rusya-Ukrayna arasındaki krizin Mersin’de narenciye alanında sıkıntılara yol açtığını söyleyen Okşar, şunları söyledi:

“Şuan narenciyede satış olarak problem var.  En büyük alıcılardan biri Rusya’da yaklaşık olarak 45 gün önce narenciyede sıkıntı yarattı. Malları almıyor. Maliyeti 2-2.5’i bulan narenciyede çiftçi 1 liraya sattığı zaman bu zararı nasıl çıkaracak. Bu büyük bir zarar. Çiftçi risk gördüğü zaman da ekmek istemiyor.  Rusya Ukrayna buğday ve ayçiçeği üreticisi, o bölgedeki savaş nedeniyle bu ürünlerde ve dünyada sıkıntı var. Diğer tüm ülkelerde önümüzdeki gıda krizinden dolayı da herkes kendi canını kendi ülkesini kurtarmaya çalışıyor. Arka arkaya zaten ülkelerden açıklama geliyor. Yunanistan, Macaristan, Arjantin.. Rusya ‘buğday vermeyeceğim’ diyor, öbürü ‘ayçiçeği vermeyeceğim’ diyor. Kendi insanlarını korumak için. Bizim de bir an önce boş arazileri ekim yapmamız gerekiyor ama çiftçinin durumu yok. Mazotun geldiği durum ortada. Şuan takribi 20 liranın üzerinde.”

“BOŞ ARAZİLERİN EKİLMESİ İÇİN ÇİFTÇİ DESTEKLENMELİ”

Atıl durumdaki 4 milyon hektar arazinin tarımdan çıktığını belirten Okşar, çiftçinin ekim yapmak için gücünün olmadığını söyledi. Krizin yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada olduğunu ifade eden Okşar, “Çiftçi ekmek istiyor da çiftçide para yok. Yüzde 90’ı bankalara borçlu. Şimdi gübre 4 kat artmış mazot 20 lira ortalama. Bugün çiftçi traktörüne yakıt doldurmak istese bunu nasıl karşılayacak? Tohum da yok,  çiftçi maliyetlerin altından kalkamıyor. Zaten borçlu, ‘o zaman ekmiyorum’ diyor. Ekmediği zaman da önümüzdeki zamanlarda ülkemizde çok büyük sıkıntılar meydana gelecek. Boş arazilerin ekilmesi için çiftçinin desteklenmesi lazım. Banka kredilerini çözmek lazım, girdileri azaltmak lazım, mazotu, gübreyi, ilacı, tohumu, çiftçilere destek verilmesi lazım” şeklinde konuştu.

 

Tarımsal girdi enflasyonu ocakta yıllık bazda yüzde 57,26’ya yükseldi. Gübrede fiyat artışı yüzde 153’e ulaştı. Çiftçiler ekemeyecek duruma gelerek birçoğu üretimden çekildi. Gübrenin sadece tarımsal girdilerden bir tanesi olduğunu belirten Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Mersin Şube Başkanı Necmi Birim, son 2 yılda mazot, tohum, yem ve zirai ilaçlara ciddi zamlar geldiğine dikkat çekerek tarımsal girdi […]

DEVAMINI OKU
reklam