DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
reklam

“KOSOVA’DA VE MAKEDONYA’DA TÜRKLERİN, TÜRKLÜĞÜN MİLLİ KİMLİĞİNİ SÜRDÜRÜRKEN BU ÜLKELERLE ARASINDA BİR DOSTLUK KÖPRÜSÜ OLMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ, Kosova Programının 1. gününde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Yayınlanma Tarihi : Google News
“KOSOVA’DA VE MAKEDONYA’DA TÜRKLERİN, TÜRKLÜĞÜN MİLLİ KİMLİĞİNİ SÜRDÜRÜRKEN BU ÜLKELERLE ARASINDA BİR DOSTLUK KÖPRÜSÜ OLMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Beş günlük bir çalışma seyahati için Rumeli’deyiz, Balkanlar’dayız. Makedonya’daki temaslarımızdan sonra Kosova’ya geldik ve temaslarımıza başladık. Sabah Belediye Başkanlığını ziyaret ettik Belediye Başkan Yardımcısıyla ve Meclis Üyeleriyle bir toplantı yaptık, değerlendirme yaptık. Bundan sonra Doğru Yol Derneği’ni ziyaret edeceğiz ve Türk aydınlarla bir araya geleceğiz. Gün içerisinde diğer Türk kuruluşlarını ziyaret edeceğiz. Onlar açısından bölgedeki gelişmeleri dinlemek istiyoruz. Çözüm bulabileceğimiz hususlarda çözüm bulmak için, yardımcı olmak için elimizden geleni yapacağız. Kendilerinden dinlediğimiz tespitleri Ankara’da devlet yönetimiyle de paylaşmayı düşünüyorum. Tabii Zafer Partisi muhalefette olan bir parti. Ancak birçok öğrencim ve tanıdığım yine Türk dünyasının meseleleriyle ilgilenen iktidarda da insanlar var. Onlara iletirsek çözüm için aracılık yaparsak, bunda da sonuç alırsak mutluluk duyarız. Çünkü amaç burada Türklerin yaşadığı bu zor coğrafyada, zor şartlarda daha kolay yaşayabilmelerini sağlamalarına destek olmak.”

 

Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “Biliyorsunuz Mustafa Kemal Atatürk Rumeli göçmeni. Ancak Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu Parti bugüne kadar hiç Balkanları ziyaret etmedi. Neler söyleyeceksiniz?” sorusuna verdiği yanıt:

 

“Doğrusu ben Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin Balkan politikasının ne olduğunu ve nasıl şekillendirildiğini bilmiyorum. Hangi saiklerle ziyaret edip etmediklerini de bilmiyorum. Onun için bu konuda bir açıklama yapmamayı arzu ederim. Ancak Mustafa Kemal Atatürk’ün dış Türkler politikasında bir temel husus vardır. Türklerin varlığını koruyabilecekleri kadar güçlü oldukları yerlerde kalmalarını, nüfus olarak yok olacak kadar az oldukları yerlerde ana vatana dönmelerini hep düşünmüştür ve bunu gerçekleştirmiştir. Biz de bunun bugün doğru olduğunu bir kez daha görüyor ve bu politikayı Atatürk çizgisinde Türk milliyetçisi bir parti olarak sürdürüyoruz. Prizren’de de Kosova’da Makedonya’da da Bulgaristan’da da Batı Trakya’da da Türklüğün varlığını, milli kimliğini sürdürürken bu ülkelerle arasında bir dostluk köprüsü olması gerektiğini düşünüyorum. Daha fazla ticaret, daha fazla ekonomik iş birliği, daha fazla kültürel etkileşim için bir kanal oluşturuyorlar.

 

Bakın bugün Makedonya’nın ekonomisinde turizm önemli bir yer tutuyor ve bu turizm içerisinde Türkler birinci sırada geliyorlar. Aynı şey Kosova için de olabilir ve bundan Kosova’daki herkes kazanır. Yani burada Türkiye’den gelecek turist akımı dondurma yediği zaman veya köfte yediği zaman, köftecinin Arnavut mu olduğu, Türk mü olduğu, bunu kimse sormaz. İyi döner yer, iyi köfte yer, iyi dondurmayı tercih eder ve şurada görelim yani Arnavutlar da uzun yüzyıllar boyunca kaderlerini Türk milletiyle birleştirmişler. Bakın Nazlı Budin’in son komutanı Arnavut Abdurrahman Paşa’dır. Ben gittim, mezarında dua ettim. Mezarının başında ağlayan birçok Türk aydını bilirim ve üzerinde şöyle yazar: kahraman düşmandı. Budin’deki son Türk ordusunun komutanı Arnavut Abdurrahman Paşa. Tarihte bu kadar iç içe girmişsek, bugün de dostluk için, iş birliği için güçlü bir zeminin olduğunu düşünmemek için insanın aklını yitirmiş olması lazım. Özetle Kosova’da Osmanlı Türk padişahı ilk ve son ziyaretinde Cuma namazında 400 bin Arnavut’la Cuma namazı kılmıştı Sultan Reşad. Allah rahmet eylesin.”

reklam