DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
reklam

Dinçer’den Sarı’ya sert tepki: “İNSANDA BİRAZ VİCDAN VE VEFA OLUR”

CHP Mersin Milletvekili Talat Dinçer, Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ESOB) seçim sürecinde Başkan Veysel Sarı’nın hem Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç için kullandığı ‘Giritli’ ifadesi hem de odayı devraldığı döneme ilişkin değerlendirmelerine sert tepki gösterdi. Sarı’nın ‘vefasızlık’ yaptığını savunan Dinçer, ayrıştırıcı dilden uzak durulması uyarısında bulundu.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Dinçer’den Sarı’ya sert tepki: “İNSANDA BİRAZ VİCDAN VE VEFA OLUR”

Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği seçim sürecinde Başkan Veysel Sarı’nın sarf ettiği “Giritli” ifadesi, kent gündemindeki sıcaklığını koruyor. Seçim atmosferinde kullanılan bu tabirin yarattığı tartışmaların ardından, siyasi kanattan konuya ilişkin yeni değerlendirmeler geldi.

Tartışmaların odağındaki isim olan Veysel Sarı, yaptığı son açıklamada sözlerinin bağlamından koparıldığını ve yanlış anlaşıldığını savundu. Bu ifadeyi kullanırken tamamen samimi bir niyet taşıdığını dile getiren Sarı, günlük hayattaki hitap şekillerinden örnekler vererek, “Silifkeli Veysel ya da Giritli Ali gibi söylemler, bizim toplumumuzda yıllardır süregelen, aidiyet belirten doğal ifadelerdir. Benim de çok sayıda Giritli arkadaşım var; bu sözlerin altında kesinlikle ayrıştırıcı veya ötekileştirici bir niyet aranmamalıdır,” dedi.

Konuyla ilgili bir değerlendirme de Kanal 33 ekranlarında Fatih Alkar’ın konuğu olan CHP Mersin Milletvekili Talat Dinçer’den geldi. Giritliler Derneği Başkanı’nın tepkisini de yakından takip ettiğini belirten Dinçer, Mersin’in çok kültürlü yapısına vurgu yaparak önemli uyarılarda bulundu. Mersin’in; Arap’ı, Kürt’ü, Çerkez’i, Giritlisi, Yörük’ü ve Avşarıyla bir bütün olduğunu hatırlatan Dinçer, kentin bu mozaiğinin yıllardır barış ve huzur içinde yaşadığını ifade etti.

Özellikle ESOB, Ticaret ve Sanayi Odası gibi on binlerce üyesi bulunan ve kamu kurumu niteliği taşıyan meslek kuruluşlarının kente yön verdiğini hatırlatan Dinçer, bu kurumlardaki yöneticilerin omuzlarındaki sorumluluğun ağır olduğunu belirtti. Dinçer, “Böyle önemli makamlarda görev yapan isimlerin, seçim heyecanıyla veya anlık reflekslerle hareket etme lüksü yoktur. Kullanılan her kelimenin toplumsal sonuçlarını düşünerek hareket etmek gerekir,” diyerek toplumu ayrıştırabilecek söylemlerden kaçınılması gerektiğini vurguladı.

Olayın daha fazla tırmanmaması yönündeki temennisini paylaşan Talat Dinçer, Veysel Sarı’nın yaptığı düzeltme ve özür mahiyetindeki açıklamanın konuyu kapatmasını umduğunu belirterek, “Temennimiz, bir daha bu tür talihsiz açıklamalarla karşı karşıya kalmamaktır” dedi.

ESOB SEÇİMLERİNDE TALAT DİNÇER TARTIŞMASI: “AHMET ÖZDEMİR’E DESTEK İSTEDİ” İDDİASI

Mersin ESOB seçimleri sırasında kürsüde konuşma yapan Veysel Sarı, ESOB eski başkanı ve Mersin Milletvekili Talat Dinçer’in, seçim sürecinde oda başkanlarını arayarak Ahmet Özdemir’e açık destek istediğini öne sürdü Sarı’nın kürsüden yaptığı açıklamalar salonda dikkat çekerken, söz konusu iddialar esnaf camiasında da tartışma konusu oldu. Uzun yıllar ESOB’da başkanlık yapan Talat Dinçer, “Yaşananlardan dolayı üzüntü duydum. 32-33 yılı esnaf teşkilatının içinde geçirmiş biri olarak bu sandıkların her 4 yılda bir kurulup açıldığını biliyoruz. Şu anki mevcut başkanı o koltuğa oturtan bendim. O dönem yönetimimizde başkan vekiliydi ve birinci derecede imza yetkisine sahipti. Bugüne kadar yapılan tüm çalışmalarda birlikte imzamız var” ifadesini kullandı.

Dinçer, seçim süreçlerinin gelip geçici olduğunu ancak yaşananların kendisinde “vefasızlık” hissi oluşturduğunu ifade etti.

“BİRLİĞİN HİÇBİR ZAMAN BÖYLE BİR BORCU OLMADI”

Mersin Milletvekili Talat Dinçer, Sarı’nın yönetim devralma sürecine ilişkin ortaya attığı borç iddialarına tepki gösterdi. Sarı’nın “8,5 milyon lira borçla devraldık” yönündeki ifadelerini hayretle izlediğini belirten Dinçer, bu bilgilerin gerçeği yansıtmadığını ve kamuoyunun yanıltıldığını vurguladı.

Görev süresine ilişkin mali tabloyu detaylarıyla paylaşan Dinçer, Birliğin tarihinde hiçbir zaman böyle bir borç yükü oluşmadığının altını çizdi. Milletvekilliği süreci öncesinde görevi devrederken birliğin mali durumunun oldukça sağlıklı olduğunu ifade eden Dinçer, “Ben seçimi kazandıktan sonra milletvekilliği nedeniyle görevimi devrettiğimde, kasamızda 2 ile 2,5 milyon lira nakit para bulunuyordu. Bunun yanı sıra EYT kapsamında emekli olan 5-6 arkadaşımızın yaklaşık 1 milyon 600 bin liralık kıdem tazminatı alacağı vardı. Biz bu bütçeyi de hazırlayıp devrettik. Birliğin bunun dışında hiçbir borcu yoktu. Danışmanlar ve mali müşavirlerle yapılan hesaplamalar açık. Mali müşavirimizle hesapladık, personelin haklarını belirledik ve bu sürecin taksitlendirilerek yürütülmesini, hem maaşların hem de tazminatların düzenli ödenmesini tavsiye ettik. Şimdi nereden çıktığı belli olmayan 8,5 milyonluk borç iddiası tamamen yanıltıcıdır. Milleti yanlış bilgilerle meşgul etmenin bir anlamı yok” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Dinçer, kullanılan dilin yanıltıcı olduğunu ve büyük bir vefasızlık örneği sergilendiğini dile getirdi.

“ENFLASYON VE ARTAN ÜCRETLER GÖZ ARDI EDİLİYOR”

Veysel Sarı’nın “Kasamızda daha önce hiç para birikmedi, biz 32 milyon lira biriktirdik” şeklindeki ifadesine yanıt veren Dinçer, rakamların bağlamından koparıldığını ifade etti. Dinçer, görev süresindeki ekonomik koşullar ile bugünkü durumu şu sözlerle kıyasladı:

“Benim dönemimde 800-900 lira olan sicil kayıt ücretleri bugün 5 bin lira civarına yükselmiş durumda. Gelir kalemleri bu denli artmışken rakamların büyümesi doğaldır. Ancak esas olan nakit para değil, kalıcı eserlerdir. Ben birliğe 4 dönüm arsa bıraktım. Bugün metrekaresi 25-30 bin lira olan o arazinin bir dönümünü bile bugün bahsettiğiniz 32 milyon liraya alamazsınız.”

“DESTEK VERSEYDİM SONUÇ BÖYLE OLMAZDI”

Seçim sürecinde kimseye açık destek vermediğini ancak buna rağmen bir algı operasyonu yürütüldüğünü savunan Dinçer, “Seçimden üç gün öncesine kadar Sayın Başkan beni gece yarısı bile arar, her şeyi danışırdı. Ben hiçbir zaman onlardan desteğimi çekmedim ama emek hırsızı da değilim. 33 yılımı bu birliğe verdim. Eğer iddia edildiği gibi bir taraf için açıkça çalışsaydım, seçim sonucu çok farklı olurdu. 69 oda başkanından hangisini arayıp ‘şuna oy verin’ demişim? İnsanda biraz vicdan, biraz vefa olur” diye belirtti.

“AMACIMIZ BİRLİĞİ ESKİ GÜÇLÜ GÜNLERİNE DÖNDÜRMEK”

Konuşmasının sonunda Mersin ESOB’un kentteki saygınlığına vurgu yapan Milletvekili Talat Dinçer, “Biz bu birliği Mersin’in en üst seviye kurumu haline getirdik. Dilerim ki arkadaşlarımız da durumu toparlar ve birliği o eski, güçlü ve saygın günlerine geri döndürürler” diyerek sözlerini noktaladı.

“BİR TEK BAŞKANI BİLE ARAMADIM”

‘Siyasi müdahale’ iddialarına da açıklık getiren Dinçer, meslek hayatı boyunca kurumsal tarafsızlığı namusu bildiğini vurguladı.

Seçim döneminde herhangi bir adayı yönlendirdiği iddialarını kesin bir dille yalanlayan Dinçer, “Eğer ben seçim çalışması yapacak olsaydım, bu böyle olmazdı. Bir tek oda başkanını bile arayıp ‘şuna veya buna destek verin’ demedim. Beni arayan tüm arkadaşlara aynı cevabı verdim: ‘Ben karışmıyorum kardeşim, benim artık siyasi bir kimliğim var ve bu yolda ilerleyeceğim.’ Bu duruşuma rağmen, kurumun en tepesindeki ismin hakkımda böyle bir algı yaratması beni derinden üzmüştür” dedi.

“MİLLETVEKİLİ OLANA KADAR SİYASİ GÖRÜŞÜMÜ KİMSE BİLMEZDİ”

Görev süresi boyunca esnafın çıkarlarını her türlü siyasi mülahazanın üzerinde tuttuğunu belirten Dinçer, şu ifadeleri kullandı: “Ben Esnaf Birliği’nde göreve geldiğim günden ayrıldığım güne kadar o kurumun içerisine siyaseti asla sokmadım. İstifa edip milletvekili adayı olana kadar benim siyasi görüşümü bile kimse bilmezdi. Bakanlarla da belediye başkanlarıyla da yakın diyaloğumuz oldu; ancak bu diyalogların tek bir amacı vardı: Esnafın sorunlarını çözmek. Önceliğimiz her zaman ekmek kavgasıydı, siyaset değil.”

“VEFA BEKLEMEK HAKKIMIZ”

Konuşmasının sonunda vefa vurgusu yapan Dinçer, “Seçimden üç gün öncesine kadar beni her saat arayıp istişare edenlerin, bugün ’emek hırsızlığı’ algısı yaratması vicdana sığmaz. 33 yılımı bu birliğe verdim, Mersin’in en saygın kurumu haline getirdik. Tek temennim, bu kurumun asılsız iddialarla değil, esnafa hizmetle anılması ve eski güçlü günlerini korumasıdır” diyerek sözlerini noktaladı.

reklam